Kayıtlar

Barbar Conan, Yusuf Peygamber ve Züleyha

Resim
Tommiks, Teksas, Zagor, Barbar Conan hatırladın mı bu kitapları ? Hani çocukluğumuzda biriktirirdik. Hatta bi dönem bu kitapları kendi aramızda bir oyun malzemesi bile yapmıştık. Şöyle ki; Her serinin kitapları herkeste olmadığından ve kısa yoldan bu kitapların serilerini toplamanın yolu işi masum bir kumara kadar götürmüştü. Kumar dediğim aslında kumar denemez. Zira bu işte şans değil yetenek sözkonusuydu. Anlatayım bak kararı sen ver. Kitapların karton kapaklarını ayakkabı cilasıyla bi güzel cilalardık. Hiçkimse de olmayan bir seriden kitabın ama hepsinin değil. Sonra geçer bir duvar dibine kitabı yere koyardık. “Para atan var mı ?” diye bağırırdık. Bu işin müptelaları hemen doluşurdu tezgahın başına. O zamanın parası alemünyum 5 kuruş ya da 10 kuruş atılırdı. Ağır almayacak ki para kitabın üzerine uzaktan atınca kapaktan kaysın üstünde durmasın ve yere düşsün. Para kitabın üstünde durursa parayı atan kitabın sahibi olurdu. Kitabın üstünde durmayan her para kitabı duvar dibine seren…

Yamalar, Bohçalar ve Mescid-i Aksa

Resim
canlar, ciğerler, ciğerpareler, hacılar, bacılar, toplaşın. Şu Mescid-i Aksa meselesini bi konuşalım;

Davud ve Süleyman, Yusuf'un rüyasını gerçekleştirdi. On iki kabileyi ilk kez siyasi olarak birleştirdi ve ilk defa İsrail Devleti kuruldu. Bu devletin kurulmasında Talut'un ve ondan önce Samuel'in önemi büyüktür. Benzetmek gibi olmasın ama Talut Dirilişte Ertuğrul, Samuel de İbnül Arabii gibidir. Kafanızda canlasın diye bu örneği verdim zira İbnül Arabi Ertuğrul ile çağdaş değildir. Zaten kavgayı veren Ertuğrul, üfürüp iki zikir çekince önüne geleni dirilten Arabi ona bi gıcığım var zati. Ertuğrul- Arabi ikilisi için durum böyle ama Talut-Samuel için gerçekten de durum iyi bir dayanışma örneği. İsrailoğulları siyasi ve dini bir çatı altında ilk onların sayesinde bir araya geldi ve Davud ile Süleyman ise Devleti kurdu.

Hızlı gidelim;

Süleyman'dan sonra işler karıştı. Dini ve siyasi parçalanmışlık sonunda Asur kuzeydeki on kabileyi darmadağın etti ve güneydeki iki kabile…

Cimcikleme !

Resim
“Etkinliğimi artırmadan ya da doğrudan doğruya canlandırıp yaşamıma bir şey katmadan, bana yalnızca bilgi veren her şeyden nefret ediyorum” der Alman Edebiyatçı Gothe. Adam aciip haklı abi bak şimdi.

Bizler, Muhammed a.s'ın hayatına rehberlik eden ona yol yordam gösteren, gerektiğinde moral motivasyon katan Kur'anı sabahtan akşama kadar ansiklopedi karıştırır gibi karıştırıyoruz. Sürekli bir bilgi edinme telaşı ve sürekli avamı bilgilendirme telaşı aldı başını gitti. 1400 yıldır üzerinde konuştuğumuz topu topu kaç madde var ki !

Kur'anı bize hazineler sunan gizli sandık modundan çıkarmamız gerekiyor. Kur'an bir bilgi kitabı değil bilinç kitabıdır. Allah ve Vicdanı harekete geçiren bir kitap. Biyoloji, Antropoloji, Kozmoloji, Tıp, Coğrafya, Kimya veya Matematik kitabı değil. Zaten Kainat kitabının kendisi Allah2ın kusursuzluğunu haykırıyor. Keşfet işleyişini hayran kal kal dur. Kur'anı ne diye cimcik cimcik cimcikliyon ki ! zorlama tevil ve anakronizmin dibini sıyırıy…

Gerileye gerileye ilerle !

Resim
"İnsanlığın tarihi ilerlemenin, bilginin birikmesinin ve bilgeliğin artmasının, akıl ve esenliğin bir alt basamağından bir üst basamağına aralıksız tırmanışın tarihidir." bazı batılılar. İnsan önce totem, animizm, tabu deneyimlerinden geçerek önce politesit Tanrı inancına daha sonraları ise monoteist Tanrı inancına evrildi demeye getiriler işi. Aslında nihai varmak istedikleri sonuç "Tanrıya ve Dine artık ihtiyaç yok" tur.

İnsanoğlu yukarıdaki deneyimlerden geçerek mükemmelleştiği savı aslına bakılırsa insanın kibrinin vardığı bir sonuç. Ari olmak, ari ırka mensubiyet ve kast sisteminin seçkinler sınıfında daima yer alma çabası. Çünkü seçkinler varsa köleler ve paryalar da bizim için olmalıdır. Göbeğini kaşıyan ve bidon kafalılar bize hizmet etmelidir mantığının bilinç altında bu yatıyor.

Kur'an kendi döngüsü içinde büyük bir hakikati döne döne haykırır.
"Sizin derdiniz TANRI sorunu değilir."
Sizin derdiniz Allahsızlık sorunu değildir"
"Sizi a…

Kadir Gecesi Bulundu !

Resim
Ümmetin iç acılar toplamı ile dış acılar toplamı birbirine eşit değil. Dıştan görünüm, kalabalık, gururlu, mağrur ve güçlü ancak bireysel sorumlulukları toplumsal farkındalık esasına dayanmıyor. Ümmet'in çok azı içindeki yangınla, dışarıdaki yangına çareler arayıp söndürmek için su taşıyor.
Bir "Hakkındalık Dini" yaşayıp gidiyoruz.
Allah, Kitap, Peygamber hakkında "sadece" konuşmak...

Peki ama Peygamber ?
Peygamberler ?
Sahabeler ?
Kur'an da anlatılan elçilerin örnek hayat hikayeleri ?
Onlar ve tüm Kur'an, "Farkındalık Dini" yaşansın istiyor. Yani doğruyu yanlıştan ayırmış, bu konuda mutmain bir yüreğin sorumluluk ve erdemlice sürdürdüğü bir mücadele.

Kur'anda çok kadim bir sürecin şöyle işlediğini göreceksiniz;
Bakara Suresi 26. Ayette örneği verilen sivrisine meslesini bilirsiniz. Burada söz konusu SİVRSİNEK değildir. Sİvrisinekliktir. Yani Pireyi Deve Yapma hastalığı. Allah'ın bir hakikati anlatmak için ortaya koyduğu örneğin içi…

Bercestecilik

Resim
Arkadaşla iki günlüğüne bir iş toplantısının yapıldığı şehir dışında otele gittik. Anadolu'nun bir çok ilinden de bir çok kişi gelmişlerdi. Geçmiş zaman ne içindi hatırlamıyorum. Birinci gün, konular, toplantılar, tanışmalarla geçti. Herkes memnun, açık büfe, havuz, çay kahve, mutluyuz, hem çalışıyoruz hem yiyip içiyoruz. İkinci gün sosyal etkinlik günüymüş. Peki, dedik ikinci günde kaldık, sosyalleşelim...

Bir tane dramacı şapşal tutmuşlar, bize kişisel gelişimi Budizm kisvesiyle yutturacak. Katılımcıların bundan haberi yok, onlar genelde açık büfe, deniz manzarası eşliğinde çay kahve goy goy dalar. Onlar yapılan şeylerin bir sosyal deney ya da iletişimi kuvvetlendirecek eğlenceli şeyler olduğunu düşünüyorlar. Otelin büyük balo salonunda herkesin duvar kenarına doğru yaslanmasını istediler. Nereden baksan altı yüz, yedi yüz kişi. Geçmiş zaman tam sayısını hatırlamıyorum, neyse.

Elinde içinde cam bilye, taş ve deniz kabuğu olan sepetiyle genç bir bayan, herkesin önünden geçiriyor:…

SOL SAĞ MESELESİ

Resim
Dün gece sahurda İhvan'dan bir kardeş oturdu karşıma. Arkadaşın arkadaşı.
"Sen solak mısın ?" dedi. Önce anlamadım, sonra
"Hea yok abi sağlak'ım" dedim.
"Sol elle yeme günah günah" dedi.
"Abi nerde yazıyor ?" dedim.
"Hadislerde yeri var dedi"
"heimm, Peki abi artık bundan sonra sağ elle yiyeyim ama bu Hadis'in muradının ne olduğunu biliyor musun ? Yani niçin Peygamber sol elle yemek yememiş de sağ eli tercih etmiş? " dedim.
"O kadarını bilmiyorum" deyince, Peki abi ben sana gerekçesini söyleyeyim." dedim.
" Bak Abi yıl 600 ler yer Mekke. Araplar'ın şehir yapılanmasında kanalizasyon sistemi maalesef bulunmuyor. Araplar yaklaşık bir kilometre şehir dışında hacet gidermek için açık arazilerinii kullanıyorlar. Hijyen SU AZLIĞINDAN DOLAYI çok düşük seviyede. Hatta Kur'an da Namaz'ın kılınış biçiminden ziyade ABDESTİn ŞARTLARI sayılır. Bu yüzden. "TOPUKLARINIZI" da ibaresi Kur'an …